Cevheri Güven, son dönemde Doğan medyasının ilgi odağı olan Saadet Partisi lideri Numan Kurtulmuş’u yazdı.
Numan Kurtulmuş Pişti Oldu
İlhan Selçuk’un Ergenekon İddianamesi’ne yansıyan sözleri: “Yalnız iki tane şey var eğer kapatma davası açılırsa, bir de üstüne ekonomik kriz gelirse, Türkiye biraz karışırsa, belki bir umutlar doğabilir. Çünkü normal yollardan bunları mümkün değil yani”
Ümit Sayın’ın Ergenekon iddianamesine yansıyan sözleri: “Yani ne olacak yani kriz gelecek mi gelmeyecek mi? Odayı bekler gibi kriz bekliyoruz. Gelse de hükümet düşse diye.”
Saadet Partisi’nin yeni Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un sözleri: “Bir kriz sonucunda iktidara gelen AKP hükümeti, yine bir kriz neticesinde iktidarını kaybedebilir”
Saadet Partisi’nin çiçeği burnunda lideri Numan Kurtulmuş bugün Tercüman Gazetesi’ne sürmanşet oldu. “AK Parti Krizle geldi krizle gider” başlığıyla verilen röportajı bizzat gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi yapmıştı.
Aşırı milliyetçi hatta fanatik düzeyde yayın yapan Tercüman Gazetesi’nin, Saadet Partisi liderini sürmanşete çekmesi ilginçti. Ancak bu ilginçlikler bir süredir devam ediyor. Hürriyet de Kurtulmuş’a aynı ilgiyi göstermişti.
Ayşe Arman, Numan Kurtulmuş’la röportaj yapmıştı. Hürriyet’in 1. Sayfasından geniş anonsla verilen röportaj, gazetenin haftasonu ekinde devasa boyutlarda kullanılmıştı. Aynı şekilde Uğur Dündar da Arena Programının birini Numan Kurtulmuş’a ayırmıştı.
28 Şubat sürecinde Milli Görüş çizgisini adeta ezen Doğan Grubu’nun, başına Numan Kurtulmuş geçince Saadet Partisi’ne bu yönelimi oldukça ilginç. Yönelimin Saadet’e mi yoksa Numan Kurtulmuş’a mı olduğu ise yukarıda sıraladığımız “görüş birliği”yle ilgili olmalı.
Hatırlanacağı üzere Political Researcher Strateji Geliştirme Merkezi bir yerel seçim anketi yapmış ve söz konusu ankette Saadet Partisi’nin oyları çok yüksek çıkmıştı. Anket ‘Saadet sürprizi’, ‘İstanbul’da dengeler değişti’ başlıklarıyla gazetelere yansımıştı.
İşin ilginci, daha önce Ergenekon soruşturmasını, ‘halkın AKP ‘ye açılan kapatma davasının rövanşı olarak gördüğü’ sonucuyla çıkan anket de Political Researcher Strateji Geliştirme Merkezi’ne aitti. Daha sonra A&G gibi büyük anket kuruluşları Ergenekon’la ilgili çalışmalar yapmış ve sonucun CHP’liler arasında bile böyle olmadığı ortaya çıkmıştı.
Ancak aynı anket kuruluşunun, Kurtulmuş ve Ergenekon konusunda diğer anketlerin aksi görüş çıkartması ilginçti. Tıpkı Doğan Grubu’nun Numan Kurtulmuş’a olan yoğun ilgisi gibi.
Ama daha ilginci, Numan Kurtulmuş’un, AKP iktidarının gidişinde İlhan Selçuk ve Ümit Sayın gibi Ergenekon Terör Örgütü yönetici ve üyesi olmak suçlamasıyla yargılanan isimlerle aynı paralelde düşünmesiydi: “Ekonomik kriz”
Kurtulmuş’un Ergenekoncularla “pişti” olan bu açıklamasını yapmak için seçtiği gazetecinin, Ergenekon Operasyonu çerçevesinde tutuksuz yargılanan Tercüman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi olması da apayrı bir tesadüf olmalı.
CEVHERİ GÜVEN-AKTİFHABER
Karayalçın, Kara Sevda’ya tutuldu! CHP, Ankara için Karayalçın’a şarkı uyarladı ve bunun içinde Barış Manço’yu seçti.
İNTERNETHABER
CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Karayalçın, seçim şarkısını belirledi. Barış Manço’nun ünlü şarkısı “Kara Sevda” adlı şarkısının sözlerini değiştiren CHP, Ankara’da Barış Manço’nun unutulmaz şarkısıyla Melih Gökçek’in karşısına çıkacak!
CHP’nin Ankara Adayı Murat Karayalçın, seçim çalışmalarını sürdürüyor. Seçimlerde kullanılmak üzere şarkı arayışına giren Karayalçın, Barış Manço’nun unutulmaz şarkısını Mart’ta yapılacak yerel seçimler için uyarladı.
İşte Karayalçın’ın seçimlerde kullanacağı o şarkı;
CHP ve Genel Başkanı Deniz Baykal, Tuncay Güney’in konuk olarak katıldığı “Büyüteç” programında, “Gerçek dışı hakaret ve iftiralarda bulunulduğu, parti tüzel kişiliğine ve kişilik haklarına saldırıldığı” iddiasıyla TRT hakkında toplam 200 bin TL’lik manevi tazminat davası açtı.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, CHP ve Deniz Baykal’ın avukatları Ahmet Çörtoğlu ile Mirat İlsu Çatak tarafından açılan davanın dilekçesinde, 14 Ocak 2009 tarihinde, TRT-2’de yayımlanan “Büyüteç” programına, “Kamuoyunda Ergenekon davası olarak bilinen ve halen yargılaması devam eden söz konusu dava ile gündeme gelen, sıfatı, vasfı, konumu, mesleği, kişiliği ve kimliği net olarak bilinemeyen, bu hususlarda hakkında çeşitli spekülasyonlar bulunan Tuncay Güney isimli şahsın” konuk olarak katıldığı anımsatıldı.
Dava dilekçesinde, söz konusu programda; daha önceki sorgu kasetinde söylediği, “Deniz Baykal ile Veli Küçük’ün ilişkisi vardı, iyiydi ilişkileri ve bu ilişki Fikri Sağlar’ın partiden atılmasına yol açtı” şeklindeki ifadeleri
hatırlatılan Tuncay Güney’in, “12 Eylül 1980’den sonra sol ve marjinal gruplar kontrole alınmıştır. Bunu bir rapordan bilgi notu olarak aktarıyorum. İkincisi sayın Fikri Bey herhalde Cesur Hırsızlar Partisindekileri tanıyordur. Hala Deniz
Baykal hakkında kendisi bir şey bilmediğini söylüyor ise bunu Türk kamuoyundan bilgi sakladığını iddia edeceğim. Yanlış anlamayın sayın Fikri Bey, fakat siz de Deniz Baykal’ı çok iyi tanıyorsunuzdur, yıllardır o partidesiniz. Fakat ben
sadece bir şey söyleyeceğim. Eğer geçmişte bir darbede Mahir Kaynak’ın kendisi mahkemede MİT olarak deşifre edilmiş olmasaydı, bugün sol bir partinin genel başkanı olacaktı. Mahir Kaynak deşifre edildiğine göre Deniz Baykal sol bir partinin genel başkanı. Herkes görevini yapıyor. Bu anlatmış olduğum resmi raporlardandır” şeklinde sözler sarf ettiği aktarıldı.
-”AĞIR HAKARETLERE MARUZ KALINDI”-
Dilekçede, “Dava konusu yayında, müvekkil Cumhuriyet Halk Partisi, ’Cesur Hırsızlar Partisi’ olarak nitelendirilerek, tüm kamuoyu önünde, cesur hırsızların oluşturduğu bir siyasi parti olarak takdim edilmiş, ana muhalefet
partisi konumunda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi, seçmenleri, Cumhuriyet Halk Partisi üyeleri, milletvekilleri, parti yöneticileri ve tüm teşkilatı ’hırsız olmakla’ itham edilmiş ve ağır hakarete maruz kalmıştır” denildi. Dava dilekçesinde, şöyle devam edildi: “Yine; hiçbir dayanağı bulunmadan, hiçbir somut belgeye, resmi bir veriye dayanmadan, ispatlayıcı hiçbir yönü olmadan, tamamen farazi ve hayal gücüne dayalı olarak, Cumhuriyet Halk Partisi Kurultay Delegelerinin hür irade ve oylarıyla, demokratik seçimlerle yapılan Kurultaylar ile bu göreve seçilen
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, MİT tarafından CHP Genel Başkanlığı’na getirilen bir ajan olduğu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yasa dışı yollardan kendi iradesi dışında dış güçler tarafından yönetildiği ve
yönlendirildiği anlam ve amacını içeren, terör örgütü kurucusu ve yöneticisi olmak suçundan yargılanan bir kimseyle ilişkili olduğu gerçek dışı ifadeler ile 40 yılı aşkın bir süredir siyaset hayatında bulunan, kendini siyasete ve topluma
adamış, hukukun üstünlüğüne ve dürüstlüğe dayalı bir yaşam-siyaset biçimini kendine ilke edinmiş, bundan hiçbir zaman sapmamış Deniz Baykal’ın kişilik hakları ağır surette ihlal edilmiştir.”
“Dava konusu yayında, Tuncay Güney tarafından, CHP ve Baykal’a yönelik söz konusu hakaret ve itham dolu açıklamalar yapılırken, yayını yöneten program yapımcısı ve sunucusu İbrahim Gürkan Sarı tarafından hiçbir müdahale ve uyarıda bulunulmadığı” ileri sürülen dilekçede, “Anayasa’nın emri olarak, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu’nun temel nitelikleri, kamu tüzel kişisi olmak, özerk olmak ve yayınlarında tarafsız olmaktır. Ayrımsız tüm kamu tüzel kişileri ’kanun önünde eşitlik’ ilkesine uymaya zorunludur. Bir kamu tüzel kişisi olarak TRT, tüm
eylem ve işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun bir biçimde davranmak zorundadır” denildi.
Dilekçede, TRT’den, yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, CHP ve Genel Başkanı Baykal için 100’er bin TL olmak üzere toplam 200 bin TL manevi tazminat talebinde bulunuldu.
-TRT YÖNETİCİLERİNE DE SUÇ DUYURUSU-
CHP ve Deniz Baykal’ın avukatları ayrıca, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, “Büyüteç” programının yöneticisi İbrahim Gürkan Sarı, aynı programın kontrolörü ve TRT Haber Dairesi Başkanı hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına da suç duyurusunda bulundu.
Suç duyurusu dilekçesinde, söz konusu kişilerin, “Görevi kötüye kullanma”, “Hakaret”, “Hazırlık soruşturmasının gizliliğini ihlal” ve “İftira” suçlarından cezalandırılmaları talep edildi.
MİLLİYET
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkan adaylarını belirleme sürecinde tek önceliklerini açıkladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Meclis Grup toplantısında konuşuyor.
Erdoğan’ın açıklamaları şöyleydi:
Ülkemizin on yullar boyunca yaşanan kayıplarını telefi etmeye çalışıyoruz. Milletimizin teveccühü tüm yorgunluğumuzu alıyoruz. 4 kasım sabahı nasıl bir heyeccan içindeysek bugün aynı heyecan içindeyiz. 22 Temmuz akşamı omuzlarımızdaki yükü nasıl biliyorsak bugün de aynı yükü hissediyoruz. Bir nebze bile sapmadan yolumuza devam ediyoruz. Seçim ekonımisi yapmıyoruz. Geçmişte seçim süreçlerinde mali disiplin nasıl bozulmuş ekonomik ibreler nasıl fırlamış herkes biliyor. Milletimizin kaybedeceği bir adım atmadık. Bundan sonra da atmayacağız. 29 Mart seçimini de aynı şekilde geçip yolumuza devam edeceğiz.
Her yerel bölgede onlarca arkadşım aday olamk için başvuru yaptı. Ben bundan büyük mutluluk duydum. Gönül isterki hizmete talip olan tüm arakadaşlar aday gösterilebilsin. Ancak sadece bir arkadaşımızı seçebildik. Büyük bir hassasiyetle bu seçimleri yapabildik. Parti içi demokrasşiyi tam işleterek adaylarımızı belirledik. 16 büyükşehir ve 81 ilde ve tüm ilçelerde adaylarımızı belirledik. Aday belirlerken hedef millete hizmet önceliğimiz oldu.
http://www.haberaktuel.com/Erdoganin-aday-belirleme-kistasi-CANLI-haberi-175306.html
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Obama’ya gönderdiği kutlama mesajında, ortak değerler ve vizyona sahip olan Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin ve stratejik ortaklığın güçlendirilerek muhafaza edilmesinin, sadece iki ülkenin ulusal çıkarları bakımından değil, bölgesel ve küresel barış ve istikrar açısından da önem taşıdığını vurguladı.
Başbakanlık Basın Merkezi’nin internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Başbakan Erdoğan, ABD’nin 44. Başkanı olarak göreve başlayan Barak Obama’ya kutlama mesajı gönderdi.