
Seçimden 3 gün önce iki anket yayınlanmıştı. İkisi arasında dağlar kadar fark vardı. Kazanan belli oldu. Biri neredeyse yüzde yüz tutturdu.
Seçimden üç gün önce Türkiye’nin iki büyük şirketi iki ayrı anket yayınladı. Adil Gür’ün şirketi A&G’ye göre Ak Parti’nin oy oranı 39,8, Tarhan Erdem’in şirketi KONDA’ya göreyse yüzde 47,9′du…
Seçim sonucunda anket konusunda kazanan da belli oldu. 1995 şeçimlerinden itiraben her tahmini doğru çıkan Adil Gür’ün tahminleri neredeyse birebir aynı çıktı. Tarhan Erdem fena yanıldı.
Kesinleşmeyen sonuçlara göre Ak Parti’nin oy oranı 40,22, CHP’nin oy oranı 28,13 ve MHP’nin oy oranı yüzde 14,83… İl Genel Meclisi’ne göreyse AKP yüzde 39,14, CHP yüzde 23,3 ve MHP yüzde 16,21 oldu…
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ergenekon davasının 1. ve 2. iddianamesinin tutuklu sanıklarının oy kullandığı iki sandıktan en fazla oy DTP’ye oy çıktı.
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ergenekon davasının 1. ve 2. iddianamesinin tutuklu sanıklarının oy kullandığı iki sandıktan en fazla oy Demokratik Toplum Partisi’ne (DTP) çıktı.
Ergenekon davasının 1. ve 2. iddianamesinin tutuklu sanıklarının oy kullandığı 9909 ve 9912 nolu sandıklardan alınan İlçe Belediye Başkanlığı seçim sonuçlarına göre, DTP’ye 83 oy çıktı. Sandıktan AK Parti 67 oyla ikinci parti olarak çıkarken, MHP de 46 oyla 3. parti oldu. İki sandıktan CHP ise 41 oy çıkardı.
Türkiye geneli il genel meclisinde sandıklar yüzde 97.34 oranında açıldı
Adana, Afyon, Antalya, Bingöl, Bolu, Giresun, Hatay, İstanbul, İzmir, Muş ve Van’da açılmaya devam eden sandıklardan sonucu değiştirecek bir sürpriz beklenmezken, en düşük açılan sandık sayısı yüzde 86 ve yüzde 87.3 ile Van ve Hatay’da.
Sandıkların yüzde 96′sının açıldığı Adana’da ise MHP’nin adayı Aytaç Durak ve AKP arasında kıyasıya bir rekabet var.
İşte oy sayımına devam edilen illerdeki son durum:
Adana: Kıyasıya bir rekabetin yaşandığı Adana’da açılan sandık sayısı % 96.7. MHP’den aday olan Aytaç Durak oyların yüzde 29.96′sını alırken, hemen arkasından yüzde 29.69 ile AKP geliyor. CHP ise yüzde 26.60 ile takipte.
Afyon: Açılan sandık sayısı % 98.44. Birinci parti AKP.
Antalya: Açılan sandık sayısı % 99. Birinci parti CHP.
Bingöl: Açılan sandık sayısı % 99.4. Birinci parti AKP.
Bolu: Açılan sandık sayısı % 93.3. Yüzde 44 ile birinci parti AKP olurken, CHP yüzde 40 ile hemen arkasından geliyor.
Giresun: Açılan sandık sayısı % 97.6. Birinci parti CHP.
Hatay: Açılan sandık sayısı % 87.3. Birinci parti yüzde 51 ile AKP, CHP ise yüzde 32′de.
İstanbul: Açılan sandık sayısı % 98.8. Birinci parti AKP.
İzmir: Açılan sandık sayısı % 99.3. Birinci parti CHP.
Muş: Açılan sandık sayısı % 91.2. Birinci parti yüzde 51 ile AKP olurken, DTP yüzde 39 ile yarışı bırakmıyor.
Van: Açılan sandık sayısının en düşük olduğu il olan Vanda sonuçların değişmesi ihtimali hala var. Sandıkların henüz yüzde 86′sı açılmış durumda. Yüzde 51 ile birinci parti olan DTP’yi yüzde 40 ile ikinci parti olarak AKP takip ediyor.
Adana’da seçim sonuçları arap saçına döndü. Sonradan atağa kalkan AK Parti, MHP’li Durak’ın 2 bin oy gerisinde. YSK 155 sandığın sonucunu açıklamıyor iddiası var
Sonuçları merakla beklenen illerden olan Adana, Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi kıyasıya mücadele var. Sandıkların yüzde 96.6′sının açıklandığı kentten MHP’li Aytaç Durak, AKP’li Mehmet Ali Birlici’nin 2043 oy önünde. Ama daha açıkanmayan 115 sandığın sonucu var… YSK Gece 02.00′den bu sandıkların sonuçlarını açıklamadı. Kentte şu anda kriz ortamı hakim.
AK Parti’den aday gösterilmeyince 5. dönem için MHP’den aday olan Aytaç Durak sandıklar açıldıktan 2 saat sonra 18.00′da kutlamalar yaptı. Adana Büyükşehir Belediyesi önümde davul zurnalar çalınıp eğlenceler düzenlendi.
Daha sonra sandıklar açıldıkça Adana’da ilginç şeyler oldu. Hiç hesapta olmayan CHP bir öne geçti. Daha sonra Aytaç Durak tekrar atağa kalktı ve zirveye yerleşti. Tam herşey bitti denilirken AK Parti adayı Mehmet Ali Bilici büyük bir sürpriz yaptı ve 01.00′den sonra açılan sandıklarda adım adım Aytaç Durak’a yaklaştı.
Adana’da son durum ne diye AK Parti adayı Mehmert Ali Bilici’yi aradık. Bilici açılmayan son sandıkların kendisinin güçlü olduğu bölgelerden olduğunu ve büyük bir ihrtimallle kazandığını söyledi. Bilici “Seçimi kazandım diye birşey diyemem ama şu anda tüm ibre benden yana gösteriyor. Yüreğir ve Seyhan partimizin güçlü olduğu yerler. 115 sandık da oradan gelecek” diye konuştu…
Mehmet Ali Bilici 08.00 itibari ile Haber 7′ye yaptığı açıklamada YSK’nın anlamsız bir şekilde geceden beri 115 sandığın sonucunu açıklamadığını belirtti ve yetkilileri görevlerini yapmaya davet etti.
MHP lideri Devlet Bahçeli, seçim stratejisini ‘iktidarın alternatifi olmak’ üzerine kurmuştu. MHP, seçimin ‘sürpriz’ partilerinden biri oldu ve alınan sonuçtan memnun
Selim KUVEL’in haberi
MHP, seçimin ‘sürpriz’ partilerinden biri oldu. 2004 yerel seçimlerine göre, oyunu Türkiye genelinde yüzde 10′dan yüzde 16′ya yükseltti. Buna göre, MHP 22 Temmuz seçimlerinde aldığı oy oranının 2 puan üzerine çıktı. Büyükşehirlerde de oy oranını yüzde 5,1′den yüzde 13′ün üzerine çıkaran MHP için ‘önemli bir başarı sağladığı’ yorumu yapılıyor.
Kesin olmayan seçim sonuçları, MHP’nin 2007 milletvekili ve 2004 yerel seçimlerinde büyük darbe gördüğü İç Anadolu’da toparlanmaya başladığını gösteriyor. Oyların büyük kısmı yine Ege ve Akdeniz Bölgesi’nden alındı.
Ortaya çıkan tablo, parti yönetiminin beklentilerini karşılamadı; ancak, iki yıl sonra yapılacak genel seçim için ümit verdi. Seçmen, MHP’ye tek başına iktidar için ‘yeşil ışık’ yakmadı; ama ‘sarı ışık’ yakarak, önemli bir ‘sinyal’ vermiş oldu.
MHP lideri Devlet Bahçeli, seçim stratejisini ‘iktidarın alternatifi olmak’ üzerine kurmuştu. Meydanlarda, bu seçimin ‘yeni bir dönemin müjdecisi’ olabileceğini ifade etmiş, alternatifli siyasetin Türkiye için daha hayırlı olacağına vurgu yapmıştı. Seçim stratejisi açısından değerlendirme yapıldığında sonuçlar Bahçeli ve parti yönetimi açısından beklentileri karşılamasa da, MHP istediğini aldı denilebilir.
Bu noktada doğru soru, “MHP’nin oyu neden yükseldi?” olmalı. Bunun önemli iki sebebi var. Birincisi, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin izlediği siyasi çizgi. Bahçeli, 22 Temmuz seçimlerinden bu yana, Türkiye’de gerilimden uzak bir anlayışı benimsedi. Ülkede yaşanan her gerilimin ardından teşkilatlarını sağduyulu olmaya çağırdı.
Meydanlarda sürekli olarak gerilimden uzak durulmasını istedi, her konuşmasında demokrasiye vurgu yaptı. Ara rejimlerin ve darbelerin ülkeye fayda getirmeyeceğini dile getirdi. Kara propagandalara karşı tabanını ve vatandaşı uyardı. Seçim sonuçları, Bahçeli’nin siyasi çizgisinin karşılık bulduğunu ortaya koyuyor.
MHP’nin oyunu yükselten diğer bir sebep, ‘çatı harekatı’ oldu. MHP, çatı harekâtıyla birçok partiden oy alabilecek adayları çıkardı halkın önüne. Ankara’da Mansur Yavaş, Adana’da Aytaç Durak, Mersin’de Mahmut Tat, Isparta’da Yusuf Ziya Günaydın, Bartın’da Cemal Akın gibi isimler bu kapsamda sayılabilir.
Genel izlenimin yanı sıra parti genel merkezindeki hava, beklentilerin karşılamadığı yönündeydi. Hem partililerin hem de yöneticilerin yüz ifadeleri böyle bir havayı yansıttı. İlk etapta, Osmaniye ve Bartın gibi illerin kazanılması bile yüzlerin sadece gülümsemesi için kâfi geldi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Metin Çobanoğlu ise daha iyimser konuşarak, ‘Oy oranımızı koruduk ve artırdık.’ demekle yetindi.
Partide, Devlet Bahçeli ve Metin Çobanoğlu dışında hiçbir yönetici bulunmadı. Bahçeli, seçim sonuçlarını makam odasından tek başına izlerken, yöneticilerin hepsi, seçim kurullarında sonuçları takip etti.
Bahçeli ‘dokuz hesabı’ yapmıştı
MHP lideri Devlet Bahçeli, bağımsız milliyetçiliğin doktrini olarak bilinen ’9 ışık’ sebebiyle 9 rakamına ayrı bir önem veriyor. Bahçeli, 9 rakamını uğurlu sayıyor. Hemen her seçimde, buna dayalı hesaplamalar yapılıyor Bu rakamın, 9 ışık doktrini gibi, iktidara giden yolda partisine ışık olacağını düşünüyor. Bu düşüncesini de, yaptığı çeşitli hesaplarla ortaya koyuyor. Bahçeli, bu seçimde 9 üzerinden birçok hesap yaptı. Bunlardan biri şöyleydi: “MHP 9 Şubat 1969′da kuruldu. 9 Şubat 2009′da MHP’nin kuruluşunun 40. yılını kutlayacağız. 29 Mart 2009′da yerel seçimlere gideceğiz. Yine 2009′da MHP 9. olağan kongresini gerçekleştireceğiz. Bu 9′lar tesadüf olamaz. Bu dokuzlar MHP’nin 9 ışıklı zafer yolu olacak.” Bahçeli’nin diğer 9 ışıklı hesabı da şu şekildeydi: “Takvim yazıyorsunuz; 09.02.2009… İki sıfırı sildiniz; kaldı 29. Gündeki 9 ile aydaki 2′yi topladınız; oldu 11. 29 ile 11′i toplayın, 40 yapar. MHP’nin 40. yılı iktidar yılıdır.”
İstediği 11 belediyede başarı sağlayamadı
MHP lideri Devlet Bahçeli, seçim öncesi 11 belediye başkanlığının mutlaka alınmasını istemişti. Bunun, milliyetçiliğin gereği olduğunu belirtmişti. Bu belediyeleri de, Ahlat, Malazgirt, Konya, Bursa, Edirne, İstanbul, Samsun, Amasya, Sivas, Erzurum ve Ankara olarak sıralamıştı. Kesinleşmemiş seçim sonuçlarına göre, MHP, bu 11 belediyeden hiçbirini kazanamadı.
Bahçeli’nin oy attığı sandıktan CHP çıktı
MHP lideri Devlet Bahçeli, oy kullandıktan sonra yaptığı açıklamada Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatına atıfta bulunarak hüzünlü bir ortamda seçim yapıldığını belirtti. Bahçeli, “Milletimizin başı sağ olsun.” dedi. Bahçeli’nin oy kullandığı sandığa CHP damgasını vurdu. CHP’ye, Büyükşehir Belediyesi için 136, Çankaya Belediyesi için 161, İl Genel Meclisi için 152 oy çıktı. Büyükşehir Belediyesi için MHP’ye 92, AK Parti’ye 33, SP’ye 2 oy verilirken, Çankaya Belediyesi için MHP’ye 46, AK Parti’ye 44, DSP’ye 3, DTP’ye 3, SP’ye 3, BBP’ye 2 oy çıktı. İl Genel Meclisi üyeliklerinde ise MHP 55, AK Parti 40, BBP 5, DSP 4, SP 3, LDP 2, DTP 1 ve DP 1 oy aldı.
(Zaman)
Eskişehir’de DSP adayı Yılmaz Büyükerşen, 3′üncü kez Büyükşehir Belediye başkanlığını kazandı.
Eskişehir’de DSP adayı Yılmaz Büyükerşen, 3′üncü kez Büyükşehir Belediye başkanlığını kazandığını belirterek, “Hükümet bütün iktidar gücünü kullanmasına rağmen Eskişehirli DSP’yi seçti” dedi. DSP’liler, havai fişeklerle kutlama yaptı, Büyükerşen omuzlara alındı. Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, yüzde 50′inin üzerinde oy alarak 3′ünçü kez DSP’den büyükşehir belediye başkanı seçildi. Çifteler Caddesi’ndesi DSP seçim bürosunda seçim sonuçlarını izleyen Büyükerşen, yaptıkları değerlendirmede yüzde 55′e yakın oy aldıklarını söyledi.
OMUZLARDA KUTLADILAR
Seçim bürosunun önünde toplanan yüzlerce kişi ‘En büyük başkan bizim başkan’, ‘Vur vur inlesin AKP dinlesin’ve ‘Türkiye laiktir laik kalacak’diye slogan atarak Büyükerşen’e sevgi gösterisinde bulundu. Seçim bürosu önünde havai fişek gösterileri yapan DSP’liler oluşturdukları araç konvoyları ile kentte tur attı. Bir grup partili Büyükerşen’i omuzlarına aldı. Büyükerşen, Eskişehir’in çok farklı bir şehir olduğunu anlatırken şöyle devam etti: “Eskişehir seçmeni çok farklıdır. Eskişehirliler’e güveniyordum.
İKTİDAR GÜCÜNE RAĞMEN
Eskişehir seçmeni seçicidir. Çok güzel bir seçim geçti. Ekişehir tarihinde ilk oluyor. Arka arkaya 3 kez seçilen hiç bir belediye başkanı yok. 3 dönemdir. Eskişehirli hemşerilerim tarih yazdı. Eskişehir tarihinde bir ilki yazdılar. Eskişehir ilklerin şehiridir. Parti farkı gözetmeksizin hizmet edeceğim. Seçim öncesinde bu kadar oy alacağım konusunda beklentim vardı. Bu sonucu normal ve doğal karşılıyorum. Hükümet, bütün ikditar gücünü kullanmasına rağmen Eskişehirliler DSP’yi seçti. CHP aday çıkarmas yüzde 72 oy olma hesabını yapıyorduk. 3 belediyeyi de alıyoruz. 1999′da yüzde 44, 2004′te 45, bu kez yüzde 50′nin üzerine çıkıyoruz. Çok olgun bir seçim geçti. Eskişehirliler’le gurur duyuyorum.”
ESKİŞEHİR OY DAĞILIMI (%)
DSP YILMAZ BÜYÜKERŞEN 51.4
AKP HASAN GÖNEN 37.2
MHP AHMET VURAL 5.7
Vatan
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın memleketi Manisa’da da süpriz bir sonuç çıktı.
Kentte geçen seçimin galibi AKP’li Bülent Kar’dı. İktidar partisi bu seçime de yine Kar ile girdi. Ancak AKP’nin oyları Kar ile yüzde 3 geriledi. Seçimi MHP’nin adayı Cengiz Ergün yüzde 38 oy oranıyla kazandı. Manisa merkezde MHP, oylarını yüzde 35 artırdı.
Yerel seçim sonrasında piyasada dolar ilk işlemlerde 1.69 lira seviyesinin üzerinde güne başlarken İMKB yeni güne yüzde 2,45′lik düşüşle 25.067 puandan başladı.
Bankacılar global piyasalardaki sert düşüşleri ve ABD’li otomotiv firmalarındaki gelişmelere dikkat çeken bankacılar bundan sonra IMF ile ilgili gelişmelerin daha hızlıca gündeme gelebileceğini belirttiler söylediler.
Bankalararası piyasadan bu ay 1.8250 seviyesine yükselerek tarihi rekorunu kıran ve Cuma günü spot kapanışında 1.6680 en iyi dolar alış kotasyonları bugün güne 1.6930 TL seviyesinden başladı.
HSBC Stratejisti Fatih Keresteci, “Haftaya başlarken yerel seçim sonuçları ile ABD’den gelen otomobil üreticilerine ilişkin olumsuz haberler gündemin ilk sıralarını teşkil ediyor. Seçim sonuçlarına göre iktidar partisi AKP’nin oy kaybına uğraması beklenmedik bir gelişme olsa da mevcut siyasi konjonktür üzerinde majör bir etkiye yol açmayacağı nedeniyle mali piyasalar üzerinde pek de belirleyici olmayacağı kanaatindeyiz. ABD’de yönetimin GM ve Chrysler’in sunduğu planları beklenmedik bir şekilde kabul etmemesi ve iflası dahi opsiyonlar arasında sunması küresel risk iştahında azalmaya yol açtı” dedi.
Seçim sonuçların kur ve faizde etkisiz kaldığını belirten Keresteci “Seçimlerin sona ermesiyle birlikte AKP’nin kayıplarının önemli bir kısmının ekonomik krize bağlanması IMF anlaşmasını kısa sürede gündeme getirebilir. Dolar/TL kuru ABD otomobil üreticileri kaynaklı haberler ve euro/dolar paritesindeki düşüş nedeniyle sabah saatlerinde 1.70 seviyesine yaklaştı. Cuma kapanış ile bu sabah açılış arasındaki farkın gün içerisinde kapanma ihtimali teknik olarak güçlü görünüyor.”
Başka bir bankanın tahvil/bono masası müdürü ise, “Bence bu seçim sonuçları IMF ile bir anlaşma açısından bakıldığında olumlu bir gelişme. Daha yüksek bir oy oranı IMF ile anlaşma sürecinde sürüncemelere neden olabilirdi. Kur ve faiz seçim sonuçları nedeniyle bir miktar yukarı gidebilir ancak sonuçta para piyasaları yurtdışı piyasaları izlemeye devam edecek.
Nomura Ekonomisti Serhan Çevik de “Hükümet duruma istikrar kazandırmaya çalışacaktır ve bu da hükümeti en kısa sürede IMF ile anlaşma yapmaya zorlayacaktır” dedi.
Obama yönetiminin oluşturduğu otomotiv çalışma komisyonu General Motors ve Chrysler’ın sunduğu yeniden yapılanma planlarını uygun bulmadı ve şirketleri borçlarını iflas altında yeniden yapılandırmaya gidebilecekleri konusunda uyarıda bulundu.
Tahvil/bono piyasalarında 3 Kasım 2010 vadeli gösterge kıymetin ortalama bileşik faizi, Cuma günü spot kapanışta yüzde 14.22 valörlüde yüzde 14.25 oldu. Aynı tahvilde tezgahüstü piyasada bu sabah bileşik faiz yüzde 14.35/14.40 seviyesindeydi.
ABD borsaları, son günlerdeki yükselişlerin ardından Cuma günü gelen kâr satışlarının etkisiyle bu haftaki kazanımlarının bir kısmını yitirdi. Bankacılık hisseleri ise iki banka CEO’sunun Mart ayının önceki iki aydan daha zor olduğunu yönündeki açıklamaları ardından düşüş gösterdi.
JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, ABD Başkanı Barack Obama ile görüşmesinin ardından CNBC televizyonuna yaptığı açıklamada Mart ayının “biraz zor” geçtiğini belirtti. Bankanın hisseleri yüzde 5′e yakın değer kaybetti.
Bunu takiben ABD’nin en büyük bankası Bank of America CEO’su, bankanın Mart ayında önceki iki aydan daha kötü performans gösterdiğini belirtti.
Banka CEO’larının Mart başında ilk iki ayda kârlı oldukları açıklamalarının ardından S&P 500 endeksi 9 Mart’ta ulaştığı son 12 yılın en düşük seviyelerinin yüzde 20′den fazla üzerine çıkmıştı.
Petrol fiyatlarındaki düşüşle birlikte enerji hisseleri de değer kaybetti. Exxon Mobil ve Chevron yüzde 2′ye yakın düşüşle Dow Jones endeksini aşağı yönlü en çok etkileyen hisselerden oldu.
General Motors hisseleri, ABD Başkanı Barack Obama’nın, otomobil endüstrisine yardım planının yakında açıklanacağını söylemesi ve General Motors’un Almanya’daki birimi Opel’in neredeyse son 10 yılın en iyi çeyrek dönem sonuçlarını açıklayabileceğini belirtmesinin ardından yüzde 6.2 değer kazanarak diğer hisselerin tersi yönde hareket etti ve 3.62 dolardan kapandı
CHP, halkın Gandi adını taktığı Kemal Kılıçdaroğlu ile İstanbul’da 30 yıldır görmediği oranlara ulaştı.
Kalesi saydığı İstanbul’a 12 Eylül askeri darbesi ile veda eden CHP Kemal Kılıçdaroğlu ile yeniden umutlandı. CHP, Kılıçdaroğlu ile İstanbul’da yıllar sonra yüzde yüzde 30′lu oylara ulaştı.
12 Eylül 1980 müdahalesi 1970′li yıllarda kesintisiz biçimde CHP’nin kazandığı İstanbul Belediyesi’nde de yönetime el koydu. Askeri müdahaleden sonra yapılan ilk yerel seçimde İstanbul’u ANAP’ın eline geçti. 1989 yerel seçimlerinde ise Sosyaldemokrat Halkçı Parti’nin adayı Nurettin Sözen’le İstanbul yeniden sosyal demokratların eline geçti. Ancak özellikle İSKİ skandalıyla SHP’li belediye güç durumda kaldı.
1994 yerel seçiminde İstanbul’da Refah Partili Tayyip Erdoğan’ın karşısına, Zülfü Livaneli’yi aday gösterdi. CHP bu seçimde ağır bir yenilgi yaşayarak yüzde sadece 1,4 oy alabildi.
1999 yılındaki yerel seçimlerde ise Tayyip Erdoğan siyasi yasaklı, Fazilet Partisi’nin adayı ise Ali Müfit Gürtuna’ydı. CHP, Gürtuna karşısında Adnan Polat’la oy toplamaya çalıştı. Aldığı oy oranı yüzde 13′te kaldı.
CHP, 2004 yerel seçimlerinde CHP yüzde 28,9 oranına ulaştı.
KILIÇDAROĞLU SAHNEDE
CHP’nin İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, seçimlere 6 ay kala peş peşe açıkladığı yolsuzluk dosyalarıyla kamuoyunda öne çıktı.
Kamuoyu 1948 Tunceli doğumlu eski SSK Genel Müdürü Kılıçdaroğlu’nu, belgeyle konuşması, hiç sinirlenmemesi gibi özellikleriyle sevdi.
Ağustos’ta düzenlediği basın toplantısında, AKP Sakarya Milletvekili Şaban Dişli’yi, ‘Silivri’de bir arsanın imar durumunu değiştirme karşılığında 1 milyon dolarlık iş takibi ücreti talep etmekle’suçladı. Yolsuzluk iddialarına verdiği yanıtlar tatmin edici bulunmayan Dişli, partideki görevlerinden istifa etmek zorunda kaldı.
Kılıçdaroğlu daha sonra Almanya’nın Frankfurt kentinde görülen Deniz Feneri yolsuzluk davasının Türkiye ayağına ilişkin bazı belgeler açıkladı ve Almanya’daki Deniz Feneri, Türkiye’deki Deniz Feneri ve AKP’nin iç içe geçen 3 halka olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu’nun bir diğer hedefi ise Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat’tı. Fırat’ın eski ortağı olduğu MENAS A.Ş’nin hayali ihracat yaparak devletten prim aldığını, bunun da faiziyle birlikte Danıştay kararıyla tahsil edildiğini iddia eden Kılıçdaroğlu şirket ürünlerini Hollanda’ya taşıyan TIR’da 89 kg eroin ele geçirildiğini açıkladı.
Kılıçdaroğlu ve Fırat, Gazeteci Uğur Dündar’ın hakemliğinde TBMM’de “tarihi düello” olarak nitelenen programda kozlarını paylaştı. Bu tartışmanın ardında Fırat da partideki görevlerinden ayrılmak zorunda kalmıştı. Kılıçdaroğlu’nun hedefinde bu kez Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek vardı. Doğalgaz sayacı alımında usülsüzlük yapıldığını iddia eden Kemal Kılıçdaroğlu ile Gökçek yine Uğur Dündar’ın yönetiminde televizyon düellosunda biraraya gelmiş, bu tartışmanın ardından Gökçek’in kamuoyu nezdinde puan kaybettiği yorumları yapılmıştı.
BAYKAL’IN TERCİHİ
Yerel seçim sürecine girildiğinde Baykal, İstanbul adayının Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu açıkladı. Yoğun bir kampanya sürdüren Kılıçdaroğlu’na halk ‘Gandi’ adını taktı. Baykal’ın bu seçimi CHP’ye İstanbul’da 30 yıldır görmediği oy oranına çıkardı. En son yerel seçimde yüzde 28,9 olan oy oranı kesin olmayan sonuçlara göre yüzde 35′lere dayandı.
‘UMARIM İSTANBUL’DA YENİ BİR SAYFA AÇILIR’
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu eşi Sevim Hanım’la birlikte Kağıthane’deki Merkez İlköğretim Okulu’nda oyunu kullandı. İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin de oyunu aynı yerde kullandı. Kılıçdaroğlu, “Umuyorum Türkiye’de ve İstanbul’da yeni bir sayfa açılır. Demokrasiyi daha derinleştirmiş oluruz” dedi. Bir gazetecinin, “Kampanya boyunca Erdoğan ve Topbaş’tan oy istediniz” sorusuna, “Sayın Erdoğan ve Sayın Topbaş’ın oylarını kime verdiğini bilmiyorum ama umuyorum bana vermişlerdir” yanıtını verdi.
Yerel seçimlerde kim kazandı, kim kaybetti? Köşe yazarları dün yapılan yerel seçimleri son gelen sonuçlara göre değerlendirdi.
Yerel seçimlerde kim kazandı, kim kaybetti? Köşe yazarları dün yapılan yerel seçimleri son gelen sonuçlara göre değerlendirdi.
Hürriyet’ten Tufan Türenç’e göre AKP’de erime başladı, Zaman’dan Bülent Korucu’ya göre ise AKP gaza geldi. Sabah’tan Mehmet Barlas DTP’nin sivrilişine dikkat çekerken, Milliyet’ten Can Dündar ise seçimden çıkarılacak dersleri listelemiş ve Erdoğan’a seslenmiş…
İşte köşe yazarlarının yazılarından sizler için seçtiklerimiz…
“Bi daha da gitmem seçime…” (Can Dündar – Milliyet)
Birkaç ders de başkalarına:
CHP, akıllıca davranarak bu kez seçim kampanyasını laiklik değil, yolsuzluklar üzerine kurdu. “Şeriat geliyor” feryadı, son iki seçimdir AKP’nin ekmeğine yağ sürüyordu. Muhtemelen Deniz Feneri dosyası, “Türkiye laiktir” sloganından da, çarşaf açılımından da çok daha etkili oldu. CHP, milliyetçi söyleminin bedelini ise Güneydoğu’da sıfırlanarak ödedi.
Bir mesaj da askere:
Geçen seçimin hemen arifesinde gelen bir e-muhtıra, tepki oyları yaratarak AKP’yi hak etmediği bir zafere götürmüştü. Bu kez asker sustu. Ödünç verilen tepki oyları da gerçek sahiplerine döndü. Siyaset normalleşti.
İlk sonuçları değerlendiren Erdoğan, bu sonuçtan ders almışa benziyordu; dileriz uzlaşmanın önemini anlamıştır.
Sırf bu bile, anayasa paketinin Meclis’e gelmesinden önce önemli derstir.
İki muhalefet partisinin toplam oyu iktidar partisine eşitlendi.
Yarından itibaren Türkiye erken seçimi konuşmaya başlar.
Erdoğan koltuğundan kalkıp “Bi daha da gitmem seçime” dese yeridir.
AKP’de erime başladı (Tufan Türenç – Hürriyet)
AKP’de bir erime olduğu görülüyor. Bu erimenin genel seçime doğru daha da hızlanacağını tahmin etmek yanıltıcı olmaz. İktidarın yanlışlarından dönmeyi bile kendine yediremeyen aşırı güveni…
Dünya ekonomisindeki tatlı baharın sona ermesi ile AKP’nin yelkenlerini dolduran dış kaynaklı rüzgárların kesilmesi. Yoksulluk, işsizlik, yolsuzluk ve talan… İşte bu etkenler AKP’nin erime sürecini başlattı. Sanırım Tayyip Bey ve arkadaşları, bizi kimse yıkamaz, biz ülkeyi istediğimiz gibi yönetiriz pervasızlığını bırakırlar. Bunu yapabilirlerse Türkiye rahatlar, yoksa yıkılmaları hızlanır.
AKP dolduruşa geldi (Bülent Korucu – Zaman)
AK Parti muhalefetin de dolduruşuyla başarı çıtasını çok yükseğe koydu. Aslında daha mütevazı hedefler seçmeliydi. Ekonomik kriz yaşanan bir atmosferde iktidar partisi daha realist davranmalıydı. Krizin seçmenin tercihindeki belirleyicilik kestirilemedi. Büyük oy depoları olan çiftçi ve esnafa Ziraat ve Halk bankaları eliyle sağlanan kolaylıklar son günlere bırakıldı. Bilginin tabana yayılış hızındaki yavaşlık öngörülemedi. Kürtçe açılımları Güneydoğu’ya tam anlatılamadığı gibi batı bölgelerindeki tepkinin nabzı tutulamadı.
Yerel seçimlerde aday isimleri yeterince önemsenmedi. Parti rüzgârının adayları sürükleyebileceği düşünüldü. Kaybedilen birçok yerde muhalefet parti ile değil, isimlerle yarıştı. Teşkilatlar yeterince çalışmadı, Genel Başkan Erdoğan’ın performansına sığınıldı. Tek bir mitingle lideri yapacağı ancak bu kadar olabilirdi. Ak Parti’nin 22 Temmuz’da aldığı yüzde 47′de 27 Nisan muhtırası ve 367 krizinin payı hep söylendi. Ancak şimdi o pay düşülerek değerlendirme yapılmıyor. AK Parti de bunu göz ardı ediyor. Her şeye rağmen yüzde 40′lar da sabitlenmiş oy oranını başarı olarak anlatmak mümkünken kendini zora koştu.
Seçim dersleri (Taha Akyol – Milliyet)
AKP’nin oylarında muhafazakârlık faktörü önemlidir. Türkiye ortalamasının üstünde oy aldığı yerler, muhafazakâr yörelerdir. CHP bu kültürel duvarı aşarak AKP’den pek oy koparamadı; kopan oylar MHP ve SP’ye gitti. CHP son türban açılımı gibi girişimlerle bu duvarı aşmak istemişti ama Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi, “Geç kalındı, vatandaş seçim yatırımı zannetti, çok inanmadı.”
Ama Kılıçdaroğlu inandırıcı olduğu için CHP’nin oylarını artırdı. Bu da gösteriyor ki politikada yeni yüzler çok önemli. CHP artık bu seçimlerden bari ders alarak kültür ve hayat tarzı kavgasını bırakıp yeni yüzlerle özgürlükçü bir sosyal demokrat partiye dönüşmeli, yoksa iktidar alternatifi haline gelmesi zor gözüküyor.
MHP, Ankara’da Mansur Yavaş’ın seçimleri kaybetse de niye yüksek oy aldığını iyi düşünmeli: Bir parti için ideoloji yetmez, vatandaşta icraat ve hizmet umudu da yaratmak lazım.
Başbakan da artık öfkeli, kızgın, kavgacı tutumunu seçim meydanlarında bırakmalı, devlet adamından beklenen olgunluğu göstererek dört elle ekonomiye sarılmalıdır.
Belki bu seçimlerin en önemli sonucu, Kürt milliyetçiliğinin oy tabanının genişlemiş, ‘bölge’ görüntüsünün güçlenmiş olmasıdır ki çok ciddi bir alarmdır bu, soğukkanlılıkla düşünülmeli…
DTP Gerçeği (Mehmet Barlas – Sabah)
Bu durumların değişik dönemlerde değişik partiler arasında aynen tekrarlanmasını defalarca yaşadık.
Artık bilmemiz gereken ek bir gerçek var.
Türkiye’nin 4′üncü büyük partisi DTP…
Türkiye’de demokratik siyasetin geleceğine dönük hesapların “Kürt realitesi” dikkate alınmadan yapılması artık mümkün değil.
Bu genel yerel seçim sonuçları bunu iyice kanıtlıyor.
Evet… Bir seçim daha yaptık hepimiz.
Önemli olan bu seçimde yine demokrasinin kazanmış olmasıdır.
Halk iradesinin yönetimleri belirlemesine öylesine alıştık ki, bunun dışındaki bir düzeni artık düşünemiyoruz.
Kabine revizyonu olabilir (İsmail Küçükkaya – Akşam)
30 Mart tarihi Türkiye için uzlaşma arayışının başlangıcı olacaktır. AKP’de bugünden itibaren sıkıyönetim başlayacak, söylem ve politikalarda değişiklikler yaşanacaktır. Aday belirlemelerdeki hataların bedelini muhtemelen bazı milletvekilleri ve teşkilatlar ödeyeceklerdir. Ayrıca güç tazeleme bakımından kabine revizyonu da gündeme gelecektir.
Emin olun, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu kadar yoğun mesai harcamasa sonuç biraz daha kötü bile çıkabilirdi.
Ampulün voltajı düştü (Güneri Civaoğlu – Milliyet)
Bu seçimin galibi zaten belliydi. AKP’nin Türkiye genelinde fark yapması sürpriz olmayacaktı.
Fakat ampul daha fazla mı ışık verecekti?.. Yoksa voltajı mı düşecekti?.. Merak edilen buydu.
Sonuç; voltaj düştü, ışığı seğiriyor.
Bu seçimin, toplumun yeniden oluşumunun işaretlerini göstermek gibi önemli bir özelliği var.